Haberler

Osmanlı’yı kubbelerle anlatan usta fotoğrafçı Bursa Fotofest’te

Font Boyutu

08 EKİM 2013

BASIN BÜLTENİ

Osmanlı’yı kubbelerle anlatan usta fotoğrafçı Bursa Fotofest’te
- 3. Uluslararası Bursa Fotofest, fotoğraf sanatının büyük isimleri Bruno Barbey ve Thomas Hoepker’in ardından Türk fotoğraf sanatının önemli ismi Kamil Fırat’ı ağırladı.

BURSA – Osmanlı tarihini, 600 yıl boyunca yapılan camilerinin kubbelerini özel bir teknikle fotoğraflayarak anlatan Türk fotoğraf sanatının önemli ismi Kamil Fırat, 3. Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali’nde fotoğraf severlerle buluştu.

Bursa Kent Konseyi (BKK) organizasyonunda, Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle, BUFSAD ve gönüllülerin istekli çalışmasıyla devam eden 3. Uluslararası Bursa FotoFest, fotoğraf sanatının büyük isimleri Bruno Barbey ve Thomas Hoepker’in ardından Türk fotoğraf sanatının önemli ismi Kamil Fırat’ı ağırladı. Atatürk Kongre Kültür Merkezi (Merinos AKKM) Orhangazi Salonu’ndaki programda, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim üyesi Kamil Fırat son 30 yılda yaptığı fotoğraf çalışmalarını anlattı. 1986-1989 yılları arasında atlar üzerine fotoğraf çalışması yaptığını söyleyen Fırat, bu yüzden birçok kişinin kendisini at fotoğrafçısı olarak tanıdığını belirtti. Fotoğraflarının dönemlerden oluştuğunu ve kendisini tek bir alana ait hissetmediğini ifade eden Fırat, “Aklıma ne eserse, beni hangi konu heyecanlandırırsa onun üzerinde çalışıyorum. At çalışmam, Türkiye’deki ilk tasarlanmış dia gösterisiydi. Yaptıklarım genelde o dönemleri anlatıyor. O dönemde fotoğraf üzerinde müdahaleler için kendi geliştirdiğim birtakım yöntemler vardı. 1991 yılında atların devam olarak o dönemi anlatma iddiasıyla ‘kuş’ çalışmamı yaptım. 1993 yılında kent üçlemesi çalışmama başladım. İlki ‘Kb’nin kent düşleri’ adıyla yapıldı. Küçük burjuvaların şehir düşlerini anlatıyordu. 1995’te ikinci ayağını ‘Kent düştü’ adıyla açtım. Ülkenin tarihine paralel olarak çalışmamı yaptım. Üçüncüsünü ise 1996’da ‘Düş bitti’ adıyla yaptım” dedi.
‘Kapadokya’ fotoğraf çalışmasını 1993 yılında açtığını, dönem dönem Kapadokya’yı çektiğini belirten Fırat, 1996 yılında çıkan Kapadokya kitabının da dünya çapında ilgi gördüğünü ifade etti. ‘Kırkpınar yağlı güreşleri’ çalışmasını 1994 yılında açtığını, 1996 yılında ise ‘Özne; Hilmi Yavuz’ isimli sergisini yayınladığını dile getiren Fırat, “Çalışmaların genelde uzun soluklu oluyor. Elbette birini bitirip, diğerine başlamadım. Önce düşünce anlamında çözümlenme yapıyor, sonrasında uygulamaya geçiyorum. Fotoğrafı çok seviyorum. Ama fotoğraf makinesini taşımayı sevmiyorum. O yüzden makineyi mümkün olduğunca az taşıyorum. Bunun için önceden tasarlamam lazım. 1998 yılında açtığım ‘Pervane’ çalışması da çok uzun bir zaman dilimi sonucudur. Pervane, 60 metrekarelik döküm atölyesinin hikayesidir. Ben fotoğrafın tasarlanması ve ona göre çalışılması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

“Osmanlı’nın ilk yaptığı camiden son yaptığı camiye kadar ki dönemi anlattı”
2002 yılında 15 yıllık çalışmanın sonucu olan ‘Kıyı’ isimli sergiyi yaptığını, 2004 yılında ise ‘Kubbe’ çalışmasını açtığını kaydetti. ‘Osmanlı tarihi nasıl anlatabilirim?’ diye düşünerek yola çıktığını söyleyen Fırat, Osmanlı’nın en özel uygulamasının da camiler olduğunu belirtti. Çalışmasında Osmanlı’nın ilk yaptığı camiden son yaptığı camiye kadar ki dönemi anlattığını ifade eden Fırat, “Osmanlı’yı geleceğe aktarmak için ‘Kubbe’ çalışmasını yaptım. Fotoğraflardaki kubbelere bakarak Osmanlı’nın geçirdiği süreci de görüyorsunuz. Bu çalışmada özel bir makine tasarladım. Fotoğraflarda optiğin ürettiği tüm görüntü var. Sonradan daire içinde dönüştürülmedi. Camilerin zamansızlığını anlatmaya çalıştım. Bazen üretilmiş makineler anlatacağınız konu için yeterli olmayabiliyor. Bende oturup yeni makine ürettim. Balık gözü optikle hikayeyi anlatamazdım” dedi.
2006 yılında ‘Pandora…da’ adlı seriyi bitirdiğini, 2007 yılında ‘Ufka dair’ isimli sergiyi açtığını, 2009 yılında ‘Günebakan Artakalan’ sergisini, 2011 yılında ‘Taş yüzler’ sergisini, 2012 yılında da 4 yıllık çalışmanın ürünü olan ‘Pehlivan’ sergisini açtığını söyleyen Fırat, konuşmasının sonunda kendi tasarladığı fotoğraf makinelerini ve hangi ihtiyaçlardan doğduklarını anlattı.
Program, Ozan Köse’nin ‘Grozni’, Tuncay Dersinlioğlu, Erdem Donuktan ve Mert Çakır’ın ‘KODA Collective, Moment’, Mehmet Ali Poyraz’ın ‘Son İstasyonlar’, Ercan Arslan’ın ‘İstanbul’, Emin Özmen’in ‘Suriye’, Kutup Dalgakıran’ın ‘Hapishane’, Muhsin Akgün’ün ‘Portreler’, Ferdi Limani’nin ‘Bir Ülke Kuruluyor Kosova’ ve Maria Pauline’nin ‘Boşluk’ isimli fotoğraf gösterileriyle devam etti.

FotoFest’de Yarın
09 Ekim Çarşamba
Kongre Cafe
10.30 Portfolyo Değerlendirme
Christopher Morris (ABD)
Jae-hyun Seok (Güney Kore)
Melih Zafer Arıcan (Türkiye)
Nihal Gündüz (Türkiye)
Thomas Hoepker (ABD)

Merinos AKKM Seminer Salonu
14.00 Atölye Çalışması
Susie Linfield (Fotoğraf ve şiddet)
15.00 Atölye Çalışması
Gael Turine (Bir fotoğraf projesi tasarlamak)

Merinos AKKM Hüdavendigar Salonu
17.00 Panel (Başkasının acısına bakmak)
Melih Zafer Arıcan (Moderatör)
Christopher Morris
Thomas Hoepker
Gael Turıne

Merinos AKKM Orhangazi Salonu
19.00 Sanatçı Söyleşisi
Christopher Morris (ABD)
20.30 Gösteri
Ozan Sağdıç’la Türkiye Panoraması

BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ 

Tarih: 08.10.2013 | Okunma sayısı:2098

Haber Foto Galeri
Tüm ekleri indir