Haberler

İbrahim Paşa Kültür Merkezi’nde “ıssızlığı söylediler”

Font Boyutu

12 NİSAN 2016

BASIN BÜLTENİ

İBRAHİM PAŞA KÜLTÜR MERKEZİ’NDE “ISSIZLIĞI SÖYLEDİLER”
- OKURLARI İLE BULUŞAN İKİ SIRADIŞI KALEM BİRBİRLERİNİN ESERLERİNİ YORUMLADI.

BURSA- Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. kentin sanat ve edebiyat dünyasına ışık tutmaya devam ediyor. İbrahim Paşa Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve moderatörlüğünü Mevlüde Burnaz’ın yaptığı “Issızlığı Söylemek” söyleşi - imza gününde yazarlar, felsefe öğretmeni Hasibe Çerko ile Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yurdagül Mehmedoğlu okurları ile buluştu.

Son dönem öykü dünyamızın sıra dışı iki kalemi, birbirlerinin eserlerini tahlil etti, eserlerindeki sembolik anlatım dilini ve kullandıkları kurgu tekniğini anlattı. Yaban ve yalın bir anlatım dilini tercih eden iki yazar, kendi arayışları ve mahrumiyetlerinden taşan metinlerini, estetik ve hakikat bağlamında yeniden yorumladı. Söyleşinin başında konuşan Hasibe Çerko, kendi yazım tekniğine ilişkin samimi itiraflarda bulundu. Hikâyelerini neden kapalı metinler üzerine kurguladığını kendisinin de bilmediğini söyleyen Çerko, kendisi için en zor cevabın “niçin yazıyorsun” sorusuna muhatap duruma düşmek olduğunu söyledi. Kendi bilinçaltının yazılarına da yansıdığını ve bu akışın kalemini şekillendirdiğini belirten Çerko, “Boşlukta yürüyormuşçasına, keşfederek, el yordamıyla, kelimeleri arayarak bir metin çıkıyor ortaya. Benim öykülerim biraz bulgulama ve keşifle ilerliyor. Kelimeler kendi kendini buluyor ve bana bir şeyleri dayatıyor ” diye konuştu.

“Yazdıkça yoksunlaşır mı insan?
Konuşmasına “Biz kendimizi yazının estetiğine emanet ettik, okurlarımız da bizlere refakatçi oldu” sözleri ile başlayan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yurdagül Mehmedoğlu ise Hasibe Çerko’nun yeni çıkan öykü kitabı “Leyla”yı analiz etti. Leyla ile ilgili yorumlarına başlarken öncelikle tanışma öykülerinin bu metinler sayesinde olduğunu vurgulayan Mehmedoğlu, öykülerin yaşananla aynı olmadığını söyledi. Mehmedoğlu “Bizim yazdığımız ve bizi yazan metinler... Yazdıkça yoksunlaşır mı insan, kururken içine çekilen bir bataklık gibi, yoksa yazdıkça taşırdıkları sebebiyle hafifleyip genişler mi?” diye sordu. Hasibe Çerko ise Mehmedoğlu’nun “Sen de Rivayet Etsen” romanının tahliline başlarken bu kitabın öncelikle bir rüya roman olarak çok yönlü okumalara açık deneysel bir dokusu olduğunu söyledi. Çerko, Mehmedoğlu’nun rüya romanında acının ve parçalanmanın sözcüklerle dokunulabilir hale gelen bir anlatım tarzı olduğuna dikkat çekti. Etkinliğin sonunda her iki yazar, okuyucuları ile bol bol sohbet edip kitaplarını imzaladı ve günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.
BURSA BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI
BASIN VE HALKLA İLIŞKILER ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
 

Tarih: 12.04.2016 | Okunma sayısı:1642

Haber Foto Galeri
Tüm ekleri indir