Haberler

EKONOMİNİN GELECEĞİNDE İYİMSER TABLO

Font Boyutu

 Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği tarafından düzenlenen ‘Gelişen Kentler Zirvesi’nde ilk oturum, ekonomiye ayrıldı. Kriz sonrası dönemi değerlendiren Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel, önümüzdeki 5 yılın Türkiye için olumlu göründüğünü belirtirken, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Asaf Savaş Akat ise, süreci ‘tedbirli bir iyimserlik’ olarak niteledi.

Dünyadan gelen riskler de bizi etkiliyor
Bursa’nın gayrimenkul alanındaki potansiyelini değerlendirmek ve yatırım olanaklarını belirlemek için düzenlenen ‘Gelişen kentler Zirvesi’nde Türkiye ve dünya ekonomisinin son durumu da ele alındı. Dünya Gazetesi Başyazarı Osman Arolat’ın başkanlığında yapılan “Kriz sonrası yeni ekonomik dönem” konulu oturumda konuşan Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel, ekonomi üzerindeki riskleri değerlendirdi. İşsizlik, iç ve dış talebin canlanmamasının önemli bir risk olduğunu ifade eden Erçel, dünyadan gelen risklerin de Türkiye ekonomisi üzerinde etkili olduğunu vurguladı. Amerika ekonomisindeki kırılganlıkların hala giderilemediğini ifade eden Erçel, doların ani düşüş ve artışı, petrol fiyatlarının artması ve likidite daralmasının da ekonomi üzerindeki dış riskler arasında yer aldığını açıkladı.

Ekonomi dışı risklere dikkat

Ekonomiyle ilgili riskleri saptamak ve önlem almanın kolay olduğunu dile getiren Erçel, “Yaklaşan yerel seçimler ekonomi dışı riskler içinde ilk sırayı alıyor. Çünkü her seçim döneminde hükümetler Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 3’ü oranında bir harcama yapıyor. Yani yaklaşık 20 milyar doları seçimlerde harcıyoruz. Bunun yanında gençlerin umutlarını yitirmesi, yoksulluk ve açılım gerginlikleri de önemli riskler arasında” diye konuştu.

Kötünün iyisiyiz
Bütün bu risklere rağmen, Türkiye’nin önemli fırsatlara da sahip olduğunu dile getiren Erçel, “Öncelikle şunu söylemekte yarar var. Ekonomisi kötüler içinde iyiyiz. Enerji nakil yollarının merkezindeyiz. Yabanca sermaye akışının daha da fazlalaşmasını bekliyoruz. Sanayi altyapısı güçlü özel sektörün rekabet gücü daha da yükselecek. Kredi bulma olanakları artacak ve risk algılamamız olumlu yönde değişecek. Unutmamalıyız ki dünyanın hiçbir ülkesi yabancı sermayeyle kalkınmamıştır. Yabancı sermaye sadece kalkınmaya katkı sağlar. Ancak Türkiye açısından önümüzdeki 5 yılın olumlu olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

“Tedbirli bir iyimserlik öngörüyorum”

Küresel mali krizin Türkiye’ye etkileri ve 2010 yılı beklentilerini dile getiren Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Asaf Savaş Akat ise, bankacılık sektörünün güçlü olmasına rağmen, krizin Türkiye’de de şiddetli hissedildiğini belirtti. İhracattaki daralmanın Türkiye’yi yakından etkilediğini belirten Akat, “Bursa bunu çok daha yakından hissetti. Otomotivde ihracat durunca kent krizi en yakından yaşadı. Krizi bu kadar hissetmemizin bir diğer nedeni de kriz çıktığında zaten ekonomimiz tık nefes olmuştu. Özellikle 2003 yılından sonra her alanda büyük yatırımlar yapıldı. Talep zaten daralma noktasına yaklaşmıştı” dedi. Ekonominin Türkiye için geleceğini ‘tedbirli bir iyimserlik’ olarak nitelendiren Akat, “Artık üreticinin bol, alıcının olmadığı bir döneme giriyoruz. Ekonomi rakamsal olarak büyüyecek. Ancak bu büyüme işadamlarımızın hissedebileceği bir düzeyde olmayabilir. İç talep büyümesi düşük olacak. İşsizlikte bir iyileşme beklenmiyor. Bugüne kadar Türkiye’ye inanıp yatırım yapanlar hep kazandı. Hesabını kitabını bilerek yatırım yapmaya deva edenler yine kazanacak” diye konuştu.

Tarih: 07.01.2010 | Okunma sayısı:3196

Haber Foto Galeri
Tüm ekleri indir