Haberler

BURSA'NIN HAFIZASI KİTAP OLDU

Font Boyutu

 Bursa’nın tarihi, kültürel ve sosyal hafızasının uzun soluklu bir çalışmayla ele alındığı Bursa Kütüğü gün yüzüne çıkarıldı.

Cumhuriyet tarihinin en önemli tarihçi ve arşivistlerinden biri olan Kamil Kepecioğlu tarafından 1930’lu yıllarda hazırlanmaya başlanan; Şeriyye Sicilleri (Mahkeme Tutanakları), yazma, matbu eserler ve şifahi bilgiler ışığında derlenen Bursa Kütüğü, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe tarafından tanıtıldı.


Ördekli Kültür Merkezi’ndeki toplantıda konuşan Başkan Altepe, ‘Bursa Kütüğü’ çalışmasında Bursa’nın tarihi, kültürel ve sosyal hafızasının uzun soluklu bir çalışmayla ele alındığını ifade ederek eserin şehrin tarihi, kültürü, gelenekleri fiziki yapıları hakkında bilgiler veren kaynak eser niteliğinde olduğunu kaydetti.

“Küreselleşmenin biçimi şehrin hafızasına göre şekillenir”
Şehirlerin sadece bir imparatorluğun veya bir medeniyetin biçimini değil, dünyanın ve küreselleşme olgusunun biçimini belirlediğini anlatan Başkan Altepe, “Şehirler dönüşüp değişirken ve tarihçiler ve edebiyatçılar boş durmayarak memleketin o ‘an’a, o güne, o zamana ait görünümlerini, güzelliklerini kayda geçiriyorlar. Şehirler, insanların sosyal, kültürel, siyasal ve iktisadi anlamda büyük izler bıraktıkları, büyük üretimler yaptıkları, medeniyet kurup, medeniyet yıktıkları yerleşim alanlarıdır. Şehirler, tarihe şahitlik yapan, tarih yazan/yazdıran merkezlerdir. Şehirlerin insanlar gibi refleksleri vardır. Şehirlerin hafızası neye kurgulanıyorsa, medeniyetlerin, dolayısıyla, küreselleşmenin biçimi de ona göre şekillenmektedir. Dolayısıyla şehirlerle ilgili araştırmaların kıymeti de yükselişe geçmiştir. Örneğin Evliya Çelebimiz bütün şehirlerimizin duayenidir. Yahya Kemal Beyatlı İstanbul’la Ahmet Hamdi Tanpınar Bursa ile özdeşleşmiştir. Kimi şehrengizler şehrin tabii, tarihi güzellik ve zenginliklerini, eğlence yerlerini, ziyaretgâhlarını anlatırken kimileri de halkın yaşayış ve geleneklerini, inançlarını konu alan orijinal eserlerdir” dedi.

“Kentin hafızası günümüze taşınıyor”
Başkan Altepe, bu eserlerde kimilerinin kenti tabii güzelliklerini, eğlence mekanlarını, kimilerinin ise halkın yaşantısını ve inançlarını ortaya koyduğunu kaydetti. Bursa Kütüğü’nün de bu eserlerden biri olduğuna işaret eden Başkan Altepe, “Bursa’nın tarihi, sosyal ve kültürel hafızasını günümüze taşıyan Bursa Kütüğü, geçmişimize ışık tutması ve tarihin gelecek nesillere aktarılması açısından çok önemli bir yapıttır.” diye konuştu.

60 yıllık bir çaba
Başkan Altepe, Uludağ Dergisi tarafından 1949 yılında fasiküller halinde yayınlanmak istenen Bursa Kütüğü’nün, 60 yıldır ortaya çıkarılmaya çalışıldığına dikkati çekti. Başkan Altepe, “Son 20 yıldır ise Ticaret Borsası’nın üzerinde çalıştığı Bursa Kütüğü’nü çıkarmak Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne nasip oldu” dedi.

“Her kitabın bir kaderi vardır”
Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara da Bursa Kütüğü’nü kaleme alan Kamil Kepecioğlu hakkında bilgiler verdi. Her kitabın bir kaderi var olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kara, “Bu söz Bursa Kütüğü için çok doğru olan bir sözdür. Çünkü Bursa Kütüğü 60 yıldır basılma aşamasındaydı. 1952 yılında Kamil Kepecioğlu da vefat edince uzun yıllar bir sessizlik oldu. Biz de 1986’da yeniden başladık. Zaman zaman sıkıldığımız bunaldığımız anlar oldu. Ancak sonunda kentin geleceğine ışık tutaca bu eseri Büyükşehir Belediyesi’nin de önemli katkılarıyla tarihimize kazandırmış olduk” şeklinde konuştu.

“Bir devletin tarihi geriye bıraktığı belgelerle yazılır”
Bursa Kütüğü’nün tanıtım toplantısında söz alan Gazi Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde görevli Prof.Dr. Yusuf Halaçoğlu da bir devletin tarihinin ancak geriye bıraktığı belgelerle yazılabileceğini belirtti. Bursa Kütüğü’nü kaleme alan Kamil Kepecioğlu’nun, Osmanlı arşivlerinin ilk tasnifini yapan kişilerden biri olduğunu hatırlatan Halaçoğlu, “1987 yılına kadar 100 milyon belgenin bulunduğu Osmanlı arşivinin sadece yüzde 2,5’unu kullanabiliyorduk. Ancak bu tarihten sonra Osmanlı arşivine büyük önem verildi ve ilk etapta arşivlerin tasnifi için 104 uzman personel görevlendirildi. Bu sayı daha sonra 513’e çıkarıldı. Şu anda ise 100 milyon belgenin 3’te 2’si tasnif edilmiş durumdadır. Bu gibi eserlerin kültürümüze kazandırılması geleceğimize güvenle bakılması için büyük önem taşıyor” dedi.

“Medeniyetimizde ciddi kırılma dönemleri yaşandı”
Toplantıda söz alan Beşir Ayvazoğlu ise kültürün süreklilik istediğini, bu sürekliliğin sağlanması için de Kamil Kepecioğlu gibi kişilerin kilit roller üstlendiğini kaydetti. “kenti tarihimizle????????????????????????’?’???????????????????????? ??       "-:@OzÉ8<ADEHHJNPVV\`binpqrw†‹“ž¨®¼ÅÈ×ßãõ????????????????????  *8b?????????  -:gB`¢?????????????????????????????T??????A????????????APlPAklmnA??rstuà K?,eÄAN?b?°?R?ÃÄfT.U?????????a?b?cd0?eAfg, kültürümüzle ilişkimiz, yabancılarınkinden farklı değil” diyen Ayvazoğlu, “Bu gibi kırılma dönemlerinde toplumlar travmalar yaşarlar. Bu tür önemli eserler ise bu travma dönemlerinin aşılması için büyük önem taşıyor” diye konuştu. Son olarak söz alan yazar Mustafa Armağan da yılla önce Bursa Eski Eserler Kütüphanesi’nde okuduğu Osmanlıca belgelerin bugün kitap haline getirilmesin kendisini de çok mutlu ettiğini ve bu eserin kentin kimliğinin ortaya çıkarılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Toplantının ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, eserin hazırlanmasında katkıları olan Prof.Dr. Mustafa Kara, Prof.Dr, Hüseyin Algül, Prof.Dr.Osman Çetin, Prof.Dr. Mefail Hızlı ve Doç.Dr. Asım Yediyıldız’a katkılarından dolayı plaket verdi.

Bursa Kütüğü’nden Notlar;

Bursa Kütüğü, mahkeme tutanakları, şeriyye sicilleri başta olmak üzere Bursa ile ilgili bilgiler içeren yazma ve matbu evraklar ile şifahi bilgilerden meydana gelen bir “Bursa Klasiği”. Kamil Kepecioğlu’nun 1930-1950 yılları arasında kaleme aldığı eser, Bursa’nın maddi ve manevi kültürüyle ilgili her türlü bilginin yer aldığı bir kaynaktır.

1878 yılında Girit’te doğan müellif, Cumhuriyet döneminin önde gelen tarihçi ve arşivistlerindendir. Kepecioğlu’nun bu eseri Osmanlıca 4 cilt olarak yadigar kalmıştır. Müellif nüshası halkevi tarafından satın alınıp Bursa yazma ve basma eserler kütüphanesine intikal etmiştir. 1940’larda Uludağ Dergisi’nden yayınlanmaya başlanmış ancak devamı gelmemiştir. Son olarak Bursa Ticaret Borsası’nın teşvikleriyle, geniş bir kadro tarafından 20 yıla yakın bir zamanda tamamlanmıştır. Yazarın 130. doğum yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne basılmak üzere teslim edilmiştir. Emekli olduktan sonra Bursa ile ilgili çalışmalara başlamış. Bursa kütüğünden başka, Bursa hanları, Bursa hamamları, tarih lügatı basılmış eserleridir.

Tarih: 26.12.2009 | Okunma sayısı:5686

Haber Foto Galeri
Tüm ekleri indir