Haberler

Alemin yarısı ve alemin süsü: İsfahan

Font Boyutu

 08 NİSAN 2016

BASIN BÜLTENİ

ALEMİN YARISI VE ALEMİN SÜSÜ: İSFAHAN
- EMİR BUHARİ KÜLTÜR MERKEZİ’NDEKİ İSLAM ŞEHİR VE MEDENİYET SEMİNERLERİ’NE KONUK OLAN ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ İSLAM TARİHİ VE SANATLARI ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ YAR. DOÇ. DR. NURULLAH YAZAR İSFAHAN’I ANLATTI.

BURSA- Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. ve Uludağ Üniversitesi TÜDAM Araştırma Merkezi işbirliği ile Emir Buhari Kültür Merkezi’nde düzenlenen İslam, Şehir ve Medeniyet Seminerlerinin dokuzuncusu Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nurullah Yazar’ın “İsfahan” konulu sunumuyla devam etti.
İsfahanlıların “İsfahan Nısf-ı Cihân ve Nakş-ı Cihân’dır (İsfahan Âlemin Yarısı ve Âlemin Süsüdür)” dediklerini belirterek sözlerine başlayan Yazar, İsfahan’ın tarih boyunca önemini korumuş, efsanelerle dolu bir fars şehri olduğunu söyledi. İslam tarihinin ilk dönemlerinde Hz. Ali taraftarlarının buraya yerleşmesinin çok olumlu bir imaj bırakmadığını ifade eden Yazar, “Karmatîler gibi birçok batınî hareket burada ortaya çıkmıştır. Nitekim “Şeytan cennetten kovulunca İsfahan’a yerleşmiş”, “Deccal İsfahan’dadır” gibi rivayetler bu algıyı destekler niteliktedir. Yine başka bir efsaneye göre Nemrut, civardaki bütün şehirlerden Hz. İbrahim için hazırladığı ateşe odun göndermelerini ister. Yalnızca İsfahan o ateşe odun vermez. Efsanelerin ortak yönü İsfahan’ın insanlık tarihi içinde belirleyici bir konumda olmasıdır” şeklinde konuştu.
Tuğrul Bey zamanında Türklerin yerleşmesiyle bir Selçuklu şehri olan İsfahan’ın Melikşah ile birlikte Türk İslam dünyasının en önemli merkezlerinden biri haline geldiğini ifade eden Yazar, Nizamü’l-Mülk tarafından kurulan Nizamiye medreseleri ile İsfahan’ın öneminin bir kat daha arttığını söyledi. Yazar şöyle devam etti: “Etnik çeşitlilik, mezhep çeşitliliği ve çeşitli fırkaların bulunmasına rağmen İsfahan uzun yıllar iç savaşların pek fazla yaşanmadığı güvenli bir şehir olmuştur. Farabi ve İbn Sina bu şehirde yaşamışlar ve eserlerini burada kaleme almışlardır. Âl-i Said ve Hocendî ailesi gibi büyük ilim gelenekleri yetiştirmiş olan İsfahan’da, Safevîler döneminden itibaren Selçuklu eserlerinin önemini yitirdiğini ve Şii eserlerin öne çıkarıldığını görürüz. Dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen ürünler için Pazar konumunda olan İsfahan, yeryüzünün küçük bir aynası gibi olmuştur. Diğer taraftan bütün ilimlerden çok sayıda ilim adamının bulunması da şehri bir cihan şehri yapmaktadır. Bu nedenle İsfahan Nisf-ı Cihan ve İsfahan Nakş-ı Cihan denmiştir.”
BURSA BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI
BASIN VE HALKLA İLIŞKILER ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

Tarih: 08.04.2016 | Okunma sayısı:2302

Haber Foto Galeri
Tüm ekleri indir